Hayvan kemikleri ile dolu olan pazara sadece büyücüler geliyor! İşte dünyanın en korkunç 10 yeri

Tatil için hemen hepimiz güzel rotalar oluştururuz fakat farklı deneyim yaşamak isteyenler içinde dünyada oldukça ilginç hatta ürpertici yerler bulunuyor. Merak duygusunu tetikleyen bu korkunç yerlerin müdavimleri ise çoğunlukta büyücüler oluyor. İşte dünyanın en korkunç 10 yeri. Batı Afrika ülkesi Togo'da bulunan bu pazar hayvan kemikleriyle dolu bir yer. Bu pazarın müşterilerinin ise büyücülerin olması çok da şaşırılacak bir durum değil. Gördüğünüz anda tüylerinizi diken diken eden bu yerde bölgede yaşayan timsah, sürüngen, maymun, yılan gibi hayvanların kafatasları satılmakta. Paslı yataklar, asma yapraklarıyla örtülmüş binalar ve duvarları yıllar içinde grafitiyle boyanmış, badanaları soyulan boş koridorlar, rüzgarlı günlerde kapılarının çarpması ile tüyleri diken diken eden bu yer Nazi lideri Adolf Hitler'in de tedavi gördüğü devasa Beelitz-Heilstätten Sanatoryumu. Şimdilerde en korkunç yerleri listesinde bulunuyor. Taş duvarlar, dar koridorlar ve loş bir aydınlatma kullanılarak ortam işkence aletlerini sergilemeye uygun hale getirilmiş bu müze görüp içeriye girmeyi istemeyeceğiniz türden. Ortaçağda kullanılan işkence aletlerinin sergilendiği müzede insanların acımasızlığını göstermek istenilmiş. Japonya'da Fuji Dağı eteklerinde bulunan bu orman korku filmlerine dahi konu oluyor. Her yıl yüzlerce insanın intihar ettiği bu ormanda yetkililerin belirlediği alanların dışına çıkanların çoğundan bir daha haber alınamadı. İntihar ve kayıp vakalarının çok görüldüğü ormanda ruhların dolaştığı efsanesi de yaygın bir inanış. Amerika'da bulunan bu ilginç müze, geçmişten bu yana büyücülükle uğraşanların kullandıkları malzemelerin, büyülü aynaların, korkunç oyuncak bebeklerin sergilendiği bir yer. Onlarca yıl süren bir toplama sürecinin ardından oluşturulan koleksiyon Annabelle kuklasına da ev sahipliği yapıyor. İçeriye adım attığınızda tuhaf hissetmenizin kaçınılmaz olduğu bu kiliseyi, yaklaşık 60 bin insanın kemikleri ilginç bir estetikle dekore etmiş hâlde. Her yanı ayrı etkileyicilikte olan kilisenin tam ortasında yer alan, kafatası ve kemiklerden oluşan avize ve kalkan, gördüğünüzde dehşete düşmeniz kaçınılmaz. Türkmenistan'da bulunan Darvaza Çukuru, cehennem tasvirlerine olan benzerliği nedeniyle Cehennem Kapısı olarak da anılıyor. Korkutucu bir görüntüye sahip olan bu çukur aslında yıllar önce yaşanan bir doğalgaz patlaması sonucu meydana gelen yangından ibaret. Ancak aradan geçen uzun yıllar boyunca yangın söndürülemediği için, çukur o haliyle bırakılmış durumda. Meksika'nın başkenti Meksiko yakınlarındaki bir ada ilginç bir özelliğe sahip. Julian Santana Barrera isimli Meksikolu adam, kötü ruhları uzak tutmak için tüm adayı pek de şirin olmayan görünüme sahip oyuncak bebeklerle donatmış. Korku filmini aratmayan adaya gitmek için biraz cesaret gerekecek. Paris'in güneyinde bulunan Catacomb, yüzbinlerce iskelete ev sahipliği yapıyor. Kentteki eski mezarlıkların kaldırılmasından sonra eski bir maden bölgesinde toplanan yüzbinlerce iskelet, bugün bir müze olarak hizmet veriyor. Papua Yeni Gine'de yaşayan Anga kabilesi ölülerine saygıyı biraz farklı bir şekilde gösteriyor. Kulağa biraz tuhaf gelecek ama Angalar ölen yakınlarını gömmek yerine, cesetlerini tütsü tekniğiyle mumyalıyorlar. Köylerin biraz dışında gerçekleştirdikleri bu metotla ölülerini sık sık ziyarete giden Anga kabilesine mensup insanlar, büyüklerine saygılarını göstermiş oluyor.

Bir önceki yazımız olan 136 erkeğe ilaç verdikten sonra tecavüz eden sapığa ağır ceza: En azılı suçlularla aynı hapishanede yatacak başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment